Diyanet’ten ‘dinde aşırılık’ uyarısı: ‘Şirk’, ‘tekfir’ ve ‘cihad’ kavramlarına dikkat çekildi
Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün Cuma hutbesinde, dini istismar eden yapıların fitne ve fesat ürettiği belirtilerek, “Gençlerimizin sahih dini bilgiyi, gerçek usul ve metotlarla, ehil şahıslardan almalarına ihtimam göstermeliyiz. İslam’a ve Müslümanlara en büyük ziyanı verenlerin; dinimizi, kıymetlerimizi ve kavramlarımızı istismar edenler olduğunu unutmamalıyız” tabiri kullanıldı.
“Dini istismar edenlerin, kendilerini dinin tek temsilcisi üzere sundukları” kaydedilen hutbede, İslam’ı kendi kanılarına hapsettikleri ve görüşlerini desteklemek için Kur’an-ı Kerim ile sünnet-i seniyyeyi gerçek manasından koparıp keyfi yorumlara yöneldikleri belirtildi.
“ONLAR BOZGUNCULARIN TA KENDİLERİDİR”
Hutbede, “Ayrıştırıcı ve dışlayıcı telaffuzlarını kabul ettirebilmek için hadis-i şerifleri devre dışı bırakmaktan çekinmezler. Şirk, tekfir ve cihad üzere kavramları, cana kıymaya ve Müslümanları katletmeye aracı kılarlar. Kendilerini ıslah edici, tevhidin savunucuları olarak tanıtan bu kümelerin asıl yüzünü Kur’an-ı Kerim şöyle haber vermektedir: ‘Onlara ‘Yeryüzünde nizamı bozmayın’ denildiğinde, ‘Biz sadece ıslah edenleriz’ derler. Şunu bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir, lakin anlamazlar” sözlerine yer verildi.
“HİÇ KİMSE, DİNİN ASIL TEMSİLCİSİ OLARAK KENDİNİ GÖREMEZ”
Dinin sahibinin Allah olduğu vurgulanan hutbede, “İslam’a nazaran, hiç kimse kendini, Allah ve Resûlü’nün yerine koyamaz. Onlar ismine karar veremez. Geleneğimizden gelen dini ve tarihi birikimi yok sayamaz. Hiç kimse, dinin asıl temsilcisi olarak kendini göremez. Mutlak doğrunun yalnızca kendisine ilişkin olduğunu sav edemez. Şirk ve küfür isnadıyla bir Müslümanı iman dairesinin dışına çıkaramaz. Onun canına, malına ve namusuna kastedemez” denildi.





