Binlerce genç meşalelerle yürüdü: Küba’daki 73 yıllık gelenek
Küba’da on binlerce genç başşehir Havana’daki Meşaleler Yürüyüşü’nde ülkenin savunulmasına, antiemperyalizme ve sosyalizme bağlılığını yineledi.
Havana Üniversitesi’nin merdivenlerinde başlayan yürüyüşün ön saflarında Küba Komünist Partisi Merkez Komitesi Birinci Sekreteri ve Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel Bermúdez de yer aldı.
Kübalı gençlik lideri: Bu bir nostalji değil aksiyon çağrısıdır
Binlerce genç Kübalıyı bir ortaya getiren ve Küba’nın bağımsızlık başkanı José Martí ile Başkomutan Fidel Castro Ruz’a hürmet duruşunda bulunan tarihi Meşaleler Yürüyüşü öncesinde konuşan Üniversite Öğrenci Federasyonu (FEU) Ulusal Başkanı Litza Elena González Desdín, “Bu bir nostalji hareketi değil, bir aksiyon çağrısıdır” dedi.
Martí ve Fidel’den aldıkları mirası vurgulayan Desdín “Egemenliği savunmak, daha fazla toplumsal adalet inşa etmek, Latin Amerika birliği ve anti-emperyalizm bayrağını yükseltmek bizim görevimizdir” dedi.
NASIL ORTAYA ÇIKTI
Havana’da her yıl düzenlenen “Meşaleler Yürüyüşü”nün kökeni 27 Ocak 1953 gecesine dayanıyor. Küba’nın bağımsızlık lideri ve ulusal kahramanı Jose Martí’nin 100. doğumgünü vesilesiyle, ortalarında genç Fidel Castro’nun da bulunduğu üniversite öğrencileri, Martí’nin ülkülerini savunmak ve Batista diktatörlüğüne meydan okumak için ellerinde meşalelerle Havana Üniversitesi merdivenlerinden Martí’nin mahpusa atıldığı yer olan Fragua Martiana’ya kadar yürümüştü.
Bu birinci yürüyüşe katılan gençler, tarihe “Yüzüncü Yıl Nesli” olarak geçti. Bu hareketten yalnızca birkaç ay sonra, 26 Temmuz 1953’te Fidel Castro liderliğindeki birebir küme, Küba İhtilali’nin kıvılcımını çakacak olan Moncada Kışlası baskınını gerçekleştirmişti. Bu nedenle Meşaleler Yürüyüşü, yalnızca bir anma değil, Küba İhtilali’nin öncü aksiyonu olarak kabul edilir.
Bugün her yıl 27 Ocak gecesi (Marti’nin 28 Ocak’taki doğum gününden bir gece önce) binlerce öğrenci, genç ve devlet yetkilisi Havana Üniversitesi’nin tarihi merdivenlerinden şu anda müze olan Fragua Martiana’ya meşalelerle yürür. Meşaleler, “karanlığa karşı ışığı” ve devrimci fikirlerin sönmeyen ateşini temsil eder.





