Can Atalay: Rönesans Rezidans davası ‘insan hayatının terazisi’
Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde bulunan Seyahat Parkı Davası mahkumu Can Atalay’ın toplumsal medya hesabından, Rönesans Rezidans davasına ait, “Adaletin İnsan Hayatına Verdiği Paha Rönesans Rezidans Davalarında Sınanır!” başlıklı paylaşım yapıldı.
Rönesans Rezidans davasının, ülkenin hukukla, sorumlulukla ve hafızayla kurduğu bağın aynası olduğunu belirten Atalay, mahkeme salonunda konuşulanlar kadar, konuşulamayanların da kayda geçtiğini kaydetti.
Rönesans Rezidans davasında çıkan tablonun, sarsıntı yıkımlarının sorumluklarıyla yüzleşmenin gerçek bir boyuta ulaşamadığını gösterdiğini tabir eden Atalay, şöyle devam etti:
“Bir müteahhidin ağzından dökülen ‘iki tane, üç tane ölü’ tabiri, sarsıntı yargılamalarının özetidir. Sayıya indirgenen hayatlar, istatistikle örtülmeye çalışılan cinayetler. Avukatın isyanı tam da bu noktada yükseldi: ‘Tane, adet ne demek; insandı onlar.’ Duruşma salonlarında ailelere yöneltilen ‘kısa kesin’ telkinleri, acının mahiyetini ve adalete duyulan muhtaçlığı anlamaktan uzak bir bürokratik reflekstir. Kayıplarının naaşına dahi ulaşamamış insanların, mahkeme kürsüsünden seslerini duyurma uğraşı; bir haktan çok, sevdiklerine karşı yerine getirmek istedikleri son bir sadakat borcudur. Avukat Yeşim Toplu’nun adliye önündeki seslenişi, ülkenin vicdanına yöneltilmiş bir soruydu: ‘Rönesans’ta mümkün kast çıkmayacaksa, nerede çıkacak?’ Soru, sırf bir dava evrakına değil, tüm sarsıntı yargılamalarına yazılmalıdır. Ertelenen her duruşma, geciken her karar, bir öbür binanın yıkılmasına sessizce müsaade vermektir. Dava özelinde tartışılan ‘olası kast’ problemi, teknik bir ceza hukuku başlığı değil, toplumsal bir eşiktir.
Bilirkişi raporlarının, yapı sürecindeki ihlallerin ve öngörülebilir risklerin varlığına karşın talebin gerekçesiz biçimde reddedilmesi, ailelerde sadece bir hayal kırıklığı değil, adaletin tarafına dair bir belirsizlik yaratmaktadır. Duruşmaların uzak tarihlere ertelenmesi, esasen enkazın altında kalmış olan itimat hissini daha da derine gömmektedir. Rönesans Rezidans Davası, teknik raporların ve yöntem kurallarının ötesinde, insan hayatına verilen pahanın bir imtihanıdır. İnsan hayatının bedelini ölçen bir terazidir. Terazinin kefesi şaşarsa, toplumun vicdanı da istikrarını yitirir. Aileler susmayacaklar, avukatlar takipten vazgeçmeyecekler, yurttaşların dayanışması güçlenerek sürecek… Adalet için umut, tam da burada başlıyor.”





